|
Yukarıdaki resmin
bütününden, ülkemizde sportif havacılığın
Atatürk’ ün gösterdiği hedeflerin çok
gerisinde kaldığı sonucu çıkmaktadır.
Bu sonucu doğuran
(varsayımlar) faktörler neler olabilir ?
Bu varsayımları çoğaltmak veya
önceliklerini değiştirmek mümkün olmakla
birlikte bu durum Avrupa ülkeleri ile
mukayese edildiğinde, ülkemizdeki sportif
havacılığın ne denli geri kaldığı gerçeğini
değiştirmemektedir. Bu geri kalmışlıkta
ilgisizliğin veya bilgisizliğin yanında
yüksek maliyetlerin etkisi de önemli rol
oynamaktadır. Bu maliyetlerde
değiştirilemez olan kalemlerle birlikte,
devletin veya yetkili kurumların istemesi
halinde kolayca değişebilecek ve bu
değişimin
devlet bütçesine yükünün hiç olmayacağı
kalemler de mevcuttur.

Ülkemizdeki kişi başına milli gelir göz
önüne alındığında, bir saatlik uçuş
maliyetinin, ABD’deki maliyetten 3 kat
yüksek olması, insanlarımızın bu spor
dalına ilgi duymasını engellemektedir.

sadece PPL lisansı almanın maliyeti bile,
neredeyse çoğu insanımız için bir servettir.

Havacılık sporu da, diğer bir çok spor
dalında olduğu gibi düzenli ve devamlı
eğitim gerektirir. Lisans geçerliliğinin
korunabilmesi için dahi ayda en az 1 saat
ve yılda da en az 12 saat uçulması
zorunludur.

Sportif havacılığa
gönül vermiş insanların iyi niyet ve yoğun
çabalarına rağmen, uçuşun saat başı
maliyetinin yüksek oluşu, bir üyenin yılda
en az 12 saatlik zorunlu uçuşunu dahi
yapabilmesine engel olmaktadır. Bu zorunlu
uçuş saatinin bile uçucuya maliyeti, yılda
1.620 USD’ dir. Ülkemizde kişi başına düşen
yıllık milli gelirin 3.000 USD’ nin altında
olduğu dikkate alındığında, bu maliyetlerin
çok yüksek olduğu açıktır.

|